Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
16:37 - Eşarp Bağlam Yöntemleri Nelerdir
16:24 - Fizik Tedavi Nedir
16:04 - Peynir Zehirler Mi
16:02 - Portakalın Faydaları
15:57 - Kahvenin Faydaları
15:52 - Çayın Faydaları
01:22 - Gizli Şekeriniz Olabilir! İnteraktif Öğren
00:53 - Burç Astroloji
22:31 - Victor Osimhen Kimdir
21:05 - Yunus Akgün Kimdir
FATİH AYDIN ADLİ TIP RAPORU AÇIKLANDI! Küçükçekmece’deki metruk bir binada bulunan cesedin, geçtiğimiz Temmuz ayında kaybolan Fatih Aydın’a ait olduğu kesinleşti. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA incelemesi sonucunda elde edilen bu yeni bilgi üzerine, polis soruşturmayı derinleştirdi. 7 Temmuz 2024 tarihinde Küçükçekmece Halkalı Şehit Ahmet Zehir Polis Merkezi’ne başvuran Rabia Aydın, 21 yaşındaki oğlu Fatih Aydın’ın babasıyla yaşadığı tartışmanın ardından evden ayrıldığını ve bir daha geri dönmediğini belirterek yetkililerden yardım talep etmişti. Polis, olayla ilgili yaptığı araştırmada kayıp şahsın herhangi bir otobüs veya uçak bileti almadığını, hastane ve eczane kaydının bulunmadığını tespit etti. Ayrıca, Fatih Aydın’ın herhangi bir otel girişinin olmadığı ve yurt dışına çıkış yapmadığı da belirlendi. Polis incelemesinde, kayıp Aydın’ın banka hesaplarında da herhangi bir hareketlilik saptanmadı. CESET METRUK BİNANIN İKİNCİ KATINDAYDI Polisin titiz çalışmaları sürerken, 13 Nisan Pazar günü Küçükçekmece’nin Fatih Mahallesi’nde, Atatürk Köşkü Caddesi üzerindeki Kibrithane arkasında bulunan terk edilmiş bir binada kimliği belirsiz bir erkek cesediyle karşılaşıldı. Olay yerine ulaşan polis ekipleri, cesedi bulan dört görgü tanığının ifadesine başvurdu. Tanıklar, binadan uzun süredir rahatsız edici kokular geldiğini ancak çevre sakinlerinin “Herhalde bir hayvan ölmüştür” düşüncesiyle durumu polise bildirmediğini aktardı. Metruk binada yapılan detaylı incelemede, ikinci katta iskeletleşmiş bir insan cesedi bulundu. Cesedin yanında ise yeşil beyaz çizgili bir tişört, siyah bir kemer ve bir pantolon olduğu görüldü. DNA EŞLEŞMESİYLE KİMLİK TESPİT EDİLDİ Ceset, kimliğinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Burada cesetten alınan DNA örnekleri, daha önce kayıp olarak aranan Fatih Aydın’ın annesi Rabia Aydın’dan alınan örneklerle karşılaştırıldı. Yapılan titiz inceleme sonucunda, bulunan cesedin 7 Temmuz 2024 tarihinden beri kayıp olan Fatih Aydın’a ait olduğu kesinleşti. Bu önemli gelişme üzerine emniyet güçleri, Fatih Aydın’ın трагический ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak için soruşturmayı daha da derinleştirdi. Fatih Aydın’ın ölüm nedeni, yapılacak kapsamlı otopsi ve diğer incelemelerin ardından netlik kazanacak. 21 yaşındaki Fatih Aydın’ın 7 Temmuz 2024 tarihinde İstanbul Halkalı’da babası Mahmut Aydın ile yaşadığı bir tartışmanın ardından gizemli bir şekilde kaybolması, tüm Türkiye’nin dikkatini çekmişti. Ailesinin Esra Erol’un programına başvurmasıyla geniş kitlelere yayılan bu трагический olayda, anne Rabia Aydın ve baba Mahmut Aydın’ın çelişkili ifadeleri soruşturmayı daha da derinleştirmişti. Özellikle Rabia Aydın’ın oğlunun telefonunu evde bulduğunu söylemesine rağmen polise farklı beyanlarda bulunması şüpheleri artırmış, bir tanığın Fatih’in Küçükçekmece Gölü çevresine gömülmüş olabileceği iddiası ise arama çalışmalarını bu yöne kaydırmıştı. Esra Erol, bu трагический olayın sır perdesini aralamak için yoğun çaba sarf ediyordu. Genç adamın aylar sonra, daha önce kimliğinin tespit edildiği yere oldukça yakın bir noktada bulunması ise herkesin dikkatini çekmişti. Erol’un canlı yayınına katılan ve cansız bedeni bulan görgü tanığı, olayla ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Görgü tanığının aktardığına göre, Fatih Aydın’ın трагический bedeni çürümüş haldeydi ancak etrafa yoğun bir koku yayılmıyordu. Bu ifade, genç adamın çok daha uzun bir süre önce hayatını kaybettiği yönündeki tahminleri güçlendirdi. Tanık ayrıca, Fatih’in трагический bedeninin altında yalnızca iç çamaşırının olduğunu da ilk ifadesinde belirtmişti. Canlı yayında yaptığı bir başka açıklamada ise görgü tanığı, “İç organları kalmamıştı. Kemikleri görünüyordu. Tamamen yapışkan bir yapıya dönüşmüştü. Derisi artık çürümüştü. Yağlı ve yapışkan bir haldeydi” şeklinde konuştu. Bu dehşet verici detaylar, olayın vahametini gözler önüne serdi.