Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
16:37 - Eşarp Bağlam Yöntemleri Nelerdir
16:24 - Fizik Tedavi Nedir
16:04 - Peynir Zehirler Mi
16:02 - Portakalın Faydaları
15:57 - Kahvenin Faydaları
15:52 - Çayın Faydaları
01:22 - Gizli Şekeriniz Olabilir! İnteraktif Öğren
00:53 - Burç Astroloji
22:31 - Victor Osimhen Kimdir
21:05 - Yunus Akgün Kimdir
FETÖ’nün Balyoz ve Ergenekon kumpaslarının başlamasından kısa süre önce emekliye ayrılan ve bu sabah hayatını kaybeden Yaşar Büyükanıt’ın ardından, Türkiye siyasi tarihinde iz bırakan birçok olay yeniden hatırlanmaya başladı. 28 Ağustos 2006 ile 30 Ağustos 2008 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 25’inci Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Büyükanıt, özellikle 27 Nisan bildirisi ve Dolmabahçe görüşmesiyle hafızalara kazındı.
27 Nisan 2007 gecesi, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde saat 23.20’de yayımlanan açıklama, kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı. Laiklik konusundaki hassasiyetlere vurgu yapan bu metin, geniş kesimler tarafından “27 Nisan muhtırası” olarak anılmıştı. Yaşar Büyükanıt ise 2012 yılında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na yaptığı değerlendirmede, bunun bir muhtıra olmadığını savunmuş ve metnin yalnızca laiklik konusundaki duyarlılığı ortaya koyduğunu söylemişti. Hatta bu konuda dönemin başbakanını da tanık göstererek açıklamasını desteklemişti.
Bu bildirinin hemen ardından, o dönemde başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan ile Yaşar Büyükanıt, 5 Mayıs 2007’de İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi. Yaklaşık 135 dakika süren bu görüşme, ilerleyen yıllarda siyasi tarihin en çok konuşulan temaslarından biri haline geldi. Toplantının içeriği uzun süre kamuoyuna açıklanmazken, Büyükanıt bu buluşmanın devlet işleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söylemiş ve daha önce Bülent Ecevit ile Mesut Yılmaz gibi başbakanlarla da benzer görüşmeler yaptığını ifade etmişti.