Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
16:37 - Eşarp Bağlam Yöntemleri Nelerdir
16:24 - Fizik Tedavi Nedir
16:04 - Peynir Zehirler Mi
16:02 - Portakalın Faydaları
15:57 - Kahvenin Faydaları
15:52 - Çayın Faydaları
01:22 - Gizli Şekeriniz Olabilir! İnteraktif Öğren
00:53 - Burç Astroloji
22:31 - Victor Osimhen Kimdir
21:05 - Yunus Akgün Kimdir
Deprem Kahini Frank Hoogerbeets Yine Tartışma Yarattı: Türkiye İçin Yeni Uyarı ve Bilimsel Dayanak Tartışması
Şubat ayında meydana gelen Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremleri birkaç gün öncesinden öngördüğü ileri sürülen Frank Hoogerbeets, Türkiye ile ilgili yeni bir tahminde bulunarak sosyal medyada (X platformu) bir kez daha gündem oldu. Medyanın “deprem kahini” olarak nitelediği Hoogerbeets’in, kurucusu olduğu SSGEOS adlı kurumun “Afganistan’da veya yakınında daha güçlü artçı şok etkinlikleri mümkündür. Türkiye / Ortadoğu ve muhtemelen Romanya ekstra alarma geçmeli” ifadelerini içeren paylaşımını alıntılaması dikkat çekti. Hoogerbeets, bu dalgalanmanın şubattaki kadar ikna edici olmadığını, bu nedenle uyarısının daha çok “ne olur ne olmaz” niteliğinde olduğunu ve umarım pek bir şey olmayacağını ekledi.
Afganistan’daki Sarsıntılar ve Türkiye’ye Dikkat Çekiş
Hoogerbeets’in bu uyarısı, Afganistan’ın yaklaşık bir haftadır şiddetli depremlerle sarsılmasının ardından geldi. Ülkede 7 Ekim Cumartesi günü meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki iki deprem ve şiddetli artçılar, 2 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Birkaç gün sonra aynı büyüklükte üçüncü bir depremin daha ülkeyi vurmasıyla yaralı ve ölü sayısı artmaya devam ediyor. Hoogerbeets, bu depremler sonrası Türkiye’ye dikkat çekerek birçok Twitter (X) kullanıcısını endişelendirdi.
Bilimsel Dayanak Tartışması ve Topluluk Notları
Hoogerbeets’in tahminleri, sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Bazı kullanıcılar, tahminlerinin gerçek bir bilimsel modele dayanmadığını savunarak kanıt talep ederken, bazıları onu “şarlatan” olarak nitelendirdi.
X (eski adıyla Twitter)’in dezenformasyonla mücadele amacıyla başlattığı bir özellik olan Topluluk Notları’na üye olan kullanıcılar da Hoogerbebeets’in paylaşımına çok sayıda uyarı notu ekledi. Bu uyarılarda, “Bu deprem tahminlerinin hiçbir bilimsel dayanağı yok. Hakemli araştırmalar, bu yöntemi desteklemiyor” ifadeleri yer aldı ve bir dizi teyit haberinin bağlantılarına yer verildi. Hoogerbeets ise ilk paylaşımına eklediği bir başka tweette, kullanıcılara topluluk notlarına “aldırmamalarını” tavsiye ederek, “Bunlar yöntemlerimizden herhangi birine karşı bilimsel kanıt değil, okuyucunun fikrini sunuyor” diye yazdı.
Hoogerbeets’in “Yöntemi” ve Bilim Dünyasının Görüşleri
Çeşitli ülkelere ilişkin sık sık deprem uyarılarında bulunan Hoogerbeets, tahminlerini gezegenlerin gökyüzündeki dizilimlerine dayandırıyor. Hoogerbeets, bu geometri tarafından şekillendirilen elektromanyetik dalgaların sismik hareketliliği tetiklediğine inanıyor. Ancak bilim dünyası bu iddialara karşı çıkıyor.
Avustralyalı gökbilimci Bryan Gaensler, “Gezegenlerin hizalanmasının depremler üzerinde herhangi bir etkisi yok” diyor. ABD’li jeofizikçi Andrew Michael ise Ay’ın okyanuslarda yarattığı gelgitlerin bile depremleri etkileyip etkilemediğinin tartışmalı olduğunu belirterek, “Ay’ın depremler üzerindeki etkisini zar zor gözlemleyebiliyorsak, diğer gezegenlerin etki ettiğini düşünmek akla hayale sığmaz” ifadelerini kullanıyor. Michael, Jüpiter’in bile Dünya’ya en yakın konumdayken kütle çekim kuvvetinin Ay’ınkinin sadece yüzde 1’i olduğunu vurguluyor.
Hoogerbeets, kendisini “deprem heveslisi” olarak nitelese de, herhangi bir akademik unvanı bulunmuyor. Kurucusu olduğu SSGEOS adlı kurum, “gök cisimleri arasındaki geometriyi incelediğini, çünkü bu geometrinin sismik aktiviteyle ilişkili olduğunu” belirtiyor.
Şubat Depremlerini “Nasıl Bildi”?
Uzmanlar, Hoogerbeets ve benzeri “deprem kahinlerinin” sarsıntı tahminlerinde çok sık bulunduğuna dikkat çekiyor. Onlarca yanlış tahminin gözden kaçarken, doğru gibi görünenlerin hızla yayıldığını belirtiyorlar. San Diego’daki California Üniversitesi’nden jeofizik profesörü Duncan Agnew, Hoogerbeets’in tahminlerinin genellikle çok belirsiz olduğunu söylüyor. Agnew, “Tahmin olarak dile getirdiği sarsıntı süreleri, bir ayın yaklaşık yarısını kaplıyor. Dile getirdiği olası depremlerin şiddeti 6’ya kadar iniyor. Hemen hemen her gün bir yerde bunlardan bir tane oluyor” ifadelerini kullanıyor.
Agnew ve meslektaşları, Hoogerbeets’in tahminlerinin doğru çıktığını söyleyebilmesi için önce kullandığı metodunu kanıtlaması gerektiğini, yani tahminde bulunduğu zaman aralıklarında diğer zamanlardan daha fazla deprem olduğunu göstermesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, jeologlar ve gerçek deprem uzmanları, fay hatlarındaki biriken enerji ve geçmiş sarsıntılar üzerinden bazı bölgelerdeki deprem riskine dikkat çekebiliyorlar. Örneğin Türkiye’nin önde gelen jeologlarından Naci Görür, 3 Şubat’ta yaptığı paylaşımda Maraş kesiminden endişe ettiklerini belirtmişti. Görür, “Yarbaşı-Düziçi / Osmaniye’de 4,2 deprem oldu. Deprem Doğu Anadolu Fay Zonunda. Bu zonun Çelikhan-Erkenek-Maraş kesiminden endişe ediyoruz” diye yazmıştı. Bu durum, bilimsel verilerle yapılan uyarıların, “kahinlik” olarak nitelendirilen iddialardan farklı olduğunu ortaya koyuyor.
Sizce bu tür “deprem kahini” iddialarına karşı toplumun ve medyanın yaklaşımı nasıl olmalı? Bilimsel olmayan tahminlere itibar etmek, panik yaratma riskini taşıyor mu?