SON DAKİKA

Güncel Haberlerin Noktası
28 Nisan 2026 - 17:12 'de eklendi ve 1.469 views kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Oğlunun Son Yazısı

Oğlumun vefatından sonra, hala yatağında oturup tişörtlerinden birini tutarak onun kokusunu almaya çalışıyordum. Oğlumun arkasından haftalar geçmişti ve ne yazık ki son kez sesini duyamamış, yüzünü bir kez daha görememiştim. Ama birdenbire, birinin bana hâlâ söylemek istediği bir şey olduğuna dair haber aldım.

Telefon çaldığında, Ömer’in mavi kamp tişörtünü göğsüme bastırıyordum. Hala hafifçe o kokuyordu. Her gün, onun odasında oturuyor; okul kitapları, spor ayakkabıları, futbolcu kartları ve o korkutucu, boşluğa giden sessizlikle çevreleniyordum. Artık her gün, oğlumun odasında, o sessizliğin içinde yalnız başıma zaman geçiriyordum.

Bazı sabahlar, hala mutfakta, pankeki havada neşeyle fırlatan ve ocağa yapıştığında gülen Ömer’i görebiliyordum. O sabah, onu son kez canlı gördüğüm gündü. Biraz yorgundu ama yine de gülümsüyordu, bana bebek gibi davranmamamı söylemişti çünkü yeterince dinlenip dinlenmediğini sorduğumda.

Ömer, o zamanlar iki yıldır kanserle savaşıyordu. Kerem ve ben, onun bu hastalığı yenmesine inancımızı kaybetmemiştik. O yüzden o gün, göl sadece oğlumuzu değil, birlikte kurduğumuz tüm umutlarımızı da alıp götürmüştü.

O sabah, Ömer, Kerem ve birkaç arkadaşıyla birlikte bağ evine gitmek üzere yola çıkmıştı. Öğleden sonra, Kerem, bana telefonda tanımadığım bir ses tonuyla “Ömer suya girdi” dedi. Hızla bastıran bir fırtına, oğlumu sürükleyip götürmüştü. O, son gördüğüm sabah, mutfakta gülerek pankek fırlatıyordu. O, son gördüğüm sabah, sağlıklıydı.

Arama ekipleri günlerce çalıştı ama ondan hiçbir iz bulamadılar. Akıntıların ne kadar güçlü olduğunu anlattılar, ama sonunda, ellerinde somut hiçbir şey kalmadığında, ailelerin kabul etmesi gereken o acı gerçek söylenmişti.

Ömer’in ölümü resmen onaylandı. Cenazesi olmadan, son bir veda dahi edemeden.

Öyle derinden sarsıldım ki hastaneye kaldırıldım. Ayakta bile durmakta zorlandım. Cenaze işlemlerini Kerem üstlendi, çünkü ben buna bile güç yetiremedim. Düzgün bir veda olmadığında, keder de sanki hiç bitmiyormuş gibi hissediliyor; sadece etrafınızda dönüp duruyor.

Telefonun çalması, düşüncelerimden beni çekip çıkardı. Sonunda ekrana baktım: Dilay Hanım.

devamı sonraki sayfada…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA